Kayıt     Şifremi Unuttum!
ARAMA
Web Haber     Detaylı Arama
Dolar1,5290
Euro2,0860
IMKB28,512
Anasayfa
Siyaset
Ekonomi
Spor
Güncel
Dünya
Kadın
Yaşam
Magazin
Kültür-Sanat
Eğitim
Sağlık
Teknoloji
Haber Detay
'Endülüs'ün coşkusu bana ilham veriyor'
Yazi Boyutu :
22 Kasim 2008 03:13
Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV) ve Forte Prodüksiyon işbirliğiyle gerçekleştirilen 9. Uluslararası Antalya Piyano Festivali, dünyaca ünl...

Festival, yarın son gününde, sıra dışı bir sanatçıyı Chano Dominguez'i ağırlıyor. Müziğe 8 yaşında Flamenko gitarıyla başlayan sanatçı, 18 yaşında ilk grubunu kurduğundan beri bir caz piyanisti olarak hayal ettiği füzyonla Flamenko'yu cazla buluşturuyor. Wynton Marsalis'in, "Dünyadaki en iyi 10 müzisyenden biri." dediği Dominguez, Latin dünyasına ait müzikleri geleneksel caz formunda yorumlamasıyla tanınıyor ve 2005'ten beri "yeni Flamenko sesi" olarak tanımladığı projesiyle tüm dünyada konserler veriyor. Dominguez ile yarınki konseri öncesi müziğini konuştuk.

Müziğe gitar dersleri alarak ve Flamenko'yla başladınız; sonrasında caz müziğine olan ilginiz nasıl başladı?

Çocukluğumda Flamenko'yla dolu bir evde büyüdüm diyebilirim, özellikle babam bir Flamenko hayranıydı. Daha küçücük bir çocukken neredeyse bütün Flamenko şarkıcılarını biliyordum, dolayısıyla kendim müzik yapmaya başlarken Flamenko'yla başlamam belki de çok doğaldı. 14-15 yaşıma geldiğimde herkes gibi kendimi ve müziği daha çok keşfetmeye başladım ve özellikle rock ve caz dinliyordum. Bir genç olarak büyürken caz hayranı olmuştum ve kendimi cazla ifade etmek istediğimi fark etmiştim.

Cazla Flamenko'yu harmanlamak düşüncesi nasıl oluştu? Bu sizi heyecanlandırıyor mu?

Neredeyse caz müziğini öğrenmeye başlar başlamaz hayalimde köklerimdeki cazla Flamenko'yu buluşturmak vardı. Özellikle Flamenko'nun buleria ve solea türlerini cazla güçlendirmek istiyordum. Caz metoduyla Flamenko'yu yeniden tamamen kendime göre ifade ettiğim ve beni sahnede çok keyiflendiren bir yol bu.

'Füzyon' çalışmaları caz müzisyenleri arasında çok eleştirilir. Eleştiriler aldığınız oldu mu ya da yolun başında hayal kırıklığına uğradınız mı?

Önemli olan kökleri unutmamak, herhangi bir müziğe yeni bir ses kazandırmadan önce o müziği ve köklerini çok iyi bilmek gerekiyor, hepsi bu. Hayat değişiyor, müzik değişiyor elbette köklerle besleniyoruz ama yeni ifade biçimleri bulmak bir sanatçı için çok önemli. Her zaman beğenenler ve beğenmeyenler oluyor, bu çok doğal ve benim için sürpriz değil.

Yaptığınız müziğin temeline hangi duyguları koyuyorsunuz? Size ilham veren temel kavramlar neler?

Ritim duygusu beni çok heyecanlandırıyor ve bir müzisyenin cazla yaptığı doğaçlama, o müziği iyi bilen bir dinleyici için tarif edilemez bir keyif. Flamenko'nun dramatik yapısı cazın doğaçlamasını daha anlaşılır hale getiriyor, özellikle Flamenko şarkıcılarının dramatik vokalleri müthiş bir renk katıyor.

Endülüs bize de uzak bir kültür değil. Bu kültürü hissetmek müzik yaşantınızı nasıl etkiledi? Müziğinize neler kattı?

Endülüs kültürünün müziklerinde ve sanatındaki coşku ve yaşam enerjisi beni etkiliyor. Ritim duygusu ve Flamenko'nun dramatik gücü bana ilham veriyor.

1998'de Ana Belen'in Lorquiana adlı çalışmasına yapımcı, aranjör ve besteci olarak katıldınız. Şair Lorca üzerine yapılan bu çalışma sizin için nasıl bir deneyim oldu?

F.Garcia Lorca, İspanyol kültürünü her seviyede yaşamış bir şair. Çingeneler arasında şiirler yazarak büyümüş bir efsane ve İspanyol kültürünü kendinde özetleyen bir şair. Onun için yapılan bir çalışmanın parçası olabilmek gurur verici.

Bu haber 13 defa okundu.

Çıktı Sonraki Haber Yukarı Çık

Bu bu habere ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

Yorum yazabilmeniz için üye girisi yapmaniz gerekiyor.
Sayin okucuyumuz bu haberi istediğiniz kişiye gönderebilirsiniz.
*Kime:
*Kimden:
*Kisa Mesajınız :
 
* İlgili yerleri boş bırakmayınız!
** Mesajınız en fazla 150 karakter olmalıdır.Fazlası sistem tarafından silinecektir.
© 2007 - 2008 Tüm haklari saklidir. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayinlanamaz. Haber*Haberler